Son zamanlarda, eğer tanınmış bir politikacı gelecekteki Amerikan başkanlık seçimlerinde kazanırsa, altın ve Bitcoin'in iyi performans gösterebileceğine dair raporlar var. Analistler özellikle "değer kaybı ticareti" anlayışını vurguladılar; bu, yatırımcıların muhtemel para değer kaybı veya zayıflığına karşı koymak için değer deposu olarak görülen varlıkları satın almasıdır. Bu strateji, yatırımcıları enflasyon veya genişletici maliye politikalarının etkilerinden korumayı amaçlamaktadır.
Finans kuruluşlarının uzmanları, bireysel yatırımcıların altın ve Bitcoin'e olan ilgisinin arttığını belirtiyor. Geçen yazdan bu yana, bu iki varlığın ETF yatırımlarında bir artış trendi gözlemleniyor ve bu trendin 2025 yılına kadar devam etmesi bekleniyor. Uzmanlar, gelecekteki politika yöneliminin bu iki varlığın gelişimini daha da destekleyebileceğini düşünüyor.
Dikkate değer bir şekilde, bir teknoloji şirketi yakın zamanda "21/21 Planı" olarak adlandırılan iddialı bir Bitcoin satın alma planını açıkladı. Bu plan, önümüzdeki üç yıl içinde 42 milyar dolar fon toplamayı hedefliyor, bunun 21 milyar doları hisse senetlerinden, diğer 21 milyar doları ise sabit getiri menkul kıymetlerden geliyor. Bilgiler doğrultusunda, yalnızca 2025 yılında bu şirketin Bitcoin satın almak için 10 milyar dolar yatırım yapması planlanıyor, bu miktar 2020 ortasından bu yana toplu olarak satın alınan miktara eşit.
Bu gelişmeler, yatırımcıların Bitcoin'i bir hedge aracı olarak görme konusundaki güvenlerinin arttığını gösterirken, aynı zamanda piyasanın gelecekteki ekonomik politikalar ve para birimi istikrarı konusundaki endişelerini de yansıtıyor. Küresel ekonomik koşulların sürekli değişmesiyle birlikte, bu eğilimlerin finansal piyasalar üzerindeki etkisini izlemeye devam edeceğiz.
This page may contain third-party content, which is provided for information purposes only (not representations/warranties) and should not be considered as an endorsement of its views by Gate, nor as financial or professional advice. See Disclaimer for details.
5 Likes
Reward
5
5
Repost
Share
Comment
0/400
BearMarketGardener
· 07-09 05:59
Devam et, makarnayı ye, piyasa sonra konuşur.
View OriginalReply0
degenonymous
· 07-07 22:43
Spekülatör canavarı! BTC'yi ve ETH'yi seviyor.
View OriginalReply0
MemeEchoer
· 07-06 15:37
全Hepsi içeride进去了
View OriginalReply0
ImpermanentSage
· 07-06 15:33
420 milyar? Büyük emirler için piyasa durumuna hiç bakmıyorsun, değil mi?
ABD seçimleri BTC ve altının güçlenmesini teşvik edebilir, teknoloji devleri Bitcoin satın almak için 10 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyor.
Son zamanlarda, eğer tanınmış bir politikacı gelecekteki Amerikan başkanlık seçimlerinde kazanırsa, altın ve Bitcoin'in iyi performans gösterebileceğine dair raporlar var. Analistler özellikle "değer kaybı ticareti" anlayışını vurguladılar; bu, yatırımcıların muhtemel para değer kaybı veya zayıflığına karşı koymak için değer deposu olarak görülen varlıkları satın almasıdır. Bu strateji, yatırımcıları enflasyon veya genişletici maliye politikalarının etkilerinden korumayı amaçlamaktadır.
Finans kuruluşlarının uzmanları, bireysel yatırımcıların altın ve Bitcoin'e olan ilgisinin arttığını belirtiyor. Geçen yazdan bu yana, bu iki varlığın ETF yatırımlarında bir artış trendi gözlemleniyor ve bu trendin 2025 yılına kadar devam etmesi bekleniyor. Uzmanlar, gelecekteki politika yöneliminin bu iki varlığın gelişimini daha da destekleyebileceğini düşünüyor.
Dikkate değer bir şekilde, bir teknoloji şirketi yakın zamanda "21/21 Planı" olarak adlandırılan iddialı bir Bitcoin satın alma planını açıkladı. Bu plan, önümüzdeki üç yıl içinde 42 milyar dolar fon toplamayı hedefliyor, bunun 21 milyar doları hisse senetlerinden, diğer 21 milyar doları ise sabit getiri menkul kıymetlerden geliyor. Bilgiler doğrultusunda, yalnızca 2025 yılında bu şirketin Bitcoin satın almak için 10 milyar dolar yatırım yapması planlanıyor, bu miktar 2020 ortasından bu yana toplu olarak satın alınan miktara eşit.
Bu gelişmeler, yatırımcıların Bitcoin'i bir hedge aracı olarak görme konusundaki güvenlerinin arttığını gösterirken, aynı zamanda piyasanın gelecekteki ekonomik politikalar ve para birimi istikrarı konusundaki endişelerini de yansıtıyor. Küresel ekonomik koşulların sürekli değişmesiyle birlikte, bu eğilimlerin finansal piyasalar üzerindeki etkisini izlemeye devam edeceğiz.